Yeniden Yapılandırma: Kredi borçlusunun, karşılaştığı veya karşılaşması muhtemel finansal güçlükler nedeniyle ödemelerini zamanında yapamaması veya yapamama ihtimali olması nedeniyle borçluya tanınan ödeme kolaylığıdır.

Banka Kredilerinin yeniden yapılandırılması Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te açıklanmıştır. Sözkonusu yönetmeliğe göre “Canlı veya donuk alacaklar için uygulanabilen yeniden yapılandırma, kredi borçlusunun ödemelerinde karşılaştığı veya karşılaşması muhtemel olan finansal güçlükler nedeniyle borçluya tanınan ve geri ödeme sıkıntısı çekmeyen bir borçluya tanınmayacak olan imtiyazları ifade eder.”

Finansal Kiralama Sözleşmelerinden doğan alacakların yeniden yapılandırılması ise Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Muhasebe Uygulamaları ile Finansal Tabloları Hakkında Yönetmelik’te açıklanmıştır.Yönetmeliğin 7. Maddesi aşağıdaki gibidir. “Anapara veya faiz ödemelerinin tahsilindeki gecikme 6 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen süreleri geçmiş olan alacaklardan, borçluya ilave kredi veya finansman temini, anapara ve/veya faiz indirimi gibi imkânlar temin etmek suretiyle veya bu tür imkânlar temin etmeksizin yeni bir ödeme planı belirlenmek suretiyle yeniden yapılandırılanların, en az doksan gün süreyle, ilgisine göre “Tasfiye Olunacak Alacaklar” veya “Zarar Niteliğindeki Alacaklar” hesabında izlenmesi zorunludur. Bu süre zarfında yeniden yapılandırılan alacak tutarı için 6 ncı maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre özel karşılık ayrılmasına devam edilir. Yeniden yapılandırılan alacak tutarı borçlunun kredi değerliliğine ilişkin mevcut bütün veriler ve ilgili Türkiye Muhasebe Standardında belirtilen güvenilirlik ve ihtiyatlılık varsayımları dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre bu süre sonunda ilgili ana faaliyet alacağı hesabına aktarılabilir.”

Yeniden yapılandırmaya ilişkin bu genel hükümlerin yanında Döviz kredilerinin yeniden yapılandırılması 32 sayılı karar ve ilgili TCMB genelgesi ile özel olarak düzenlenmiştir.

Bilindiği gibi 25 Ocak 2018 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma hakkındaki 2018/11185 numaralı Bakanlar Kurulu Kararı ile 02.05.2018 tarihinden geçerli olmak üzere döviz kredisi uygulamasında değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre; istisnaları dışında, “döviz geliri olmayan Türkiye’de yerleşik kişiler yurt dışından veya yurt içinden döviz kredisi temin edemezler.” Döviz kredisi kullanabilmenin temel esası döviz geliri olmasıdır. Döviz geliri olan kişilerin döviz kredisi kullanımında ise, “kullanılmak istenen kredi tutarı ile mevcut kredi bakiyesi toplamı son üç mali yılın döviz gelirleri toplamını aşamaz” hükmü getirilmiştir.

TCMB tarafından yayımlanan Sermaye Hareketleri Genelgesi ile 02.05.2018 tarihinden sonra kullanılacak döviz kredileri uygulaması önemli ölçüde netlik kazanmıştır Ancak bu tarihten önce kullandırılmış döviz kredilerinin yeniden yapılandırılması konusunda tereddütler olmuştur. Esasen 2018/11185 numaralı Bakanlar Kurulu Kararı’nın geçici 5. maddesinde 02.05.2018 tarihinde bakiyesi olan döviz kredileri ile ilgli açıklama vardır. Şöyle ki:

“GEÇİCİ MADDE 5- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte açık bulunan ve kredi bakiyesi 15 milyon ABD dolarının altında olan Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından yurt içinden veya yurt dışından temin edilmiş olan döviz kredileri, 17 nci maddenin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ile 17/A maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamına girenler hariç olmak üzere hiçbir şekilde döviz kredisi olarak yenilenmez.”

Buna göre, döviz gelirine dayalı olarak veya istisna kapsamında kullandırılan ve 02.05.2018 tarihinde bakiyesi olan döviz kredilerinin döviz kredisi olarak yenilenmesinde bir sakınca görülmemektedir.Yenilemelerin de yeni mevzuata göre yapılması gerektiği tabiidir. Yenilenemeyecek krediler; döviz gelirine dayalı olmayan veya istisna kapsamında olmayan kredilerdir. Örneğin; Sale & Lease Back işlemleri, gayrimenkul finansmanı için kullandırılan finansal kiralama işlemleri veya gerçek kişi tacirlere kullandırılan döviz finansal kiralama işlemleri yenilenemeyecektir. Geçici maddedeki bu hüküm “yenilemeyi” açıklamakta ancak yeniden yapılandırma konusuna cevap vermemektedir.

Bu konuyu Sermaye Hareketleri Genelgesi ile birlikte ele aldığımızda “yenileme” ile “yeniden yapılandırma”nın farklı uygulamalar olduğunu görüyoruz. Zira Genelge’nin 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında; “22/6/2016 tarihli ve 29750 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun yeniden yapılandırma işlemleri yalnızca geri ödeme sıkıntısı çeken bir borçluya tanınacak olan imtiyazları kapsaması nedeniyle 32 sayılı Kararın uygulanması kapsamında yenileme olarak değerlendirilmez.” denilmekte ve yeniden yapılandırmanın yenileme sayılmayacağı ifade edilmektedir. Dolayısıyla 02.05.2018’de bakiyesi bulunun bazı döviz kredileri için yenileme mümkün olmazken, yeniden yapılandırma tüm döviz kredileri için mümkün kılınmaktadır. Ancak yeniden yapılandırma konusu banka kredilerinin sınıflandırılması ve bunlar için ayrılacak karşılıklara ilişkin usul ve esaslar hakkında ki yönetmelik hükümlerine bağlanmıştır. Finansal Kiralama işlemlerinin sınıflandırılması ve bunlar için karşılık ayrılması “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Muhasebe Uygulamalari ile Finansal Tablolari Hakkında Yönetmelik”te açıklanmıştır.

Genelgedeki hükmün finansal kiralama sözleşmelerini de kapsayıp kapsamadığı konusunda tereddüt oluşmuştur. Ancak döviz kredilerinin yeniden yapıladırımasına onay veren TCMB’nın iki yazısının da (01.06.2018/07663 ve 06.08.2018/11291) Finansal Kurumlar Birliği’ne hitaben yazılmış olması döviz finansal kiralama borçlarının da yeniden yapılandırılabileceği anlamına gelmektedir. TCMB’nın Finansal Kurumlar Birliği muhatap ilk yazısında (01.06.2018); tüzel kişilerin döviz kredilerinin yeniden yapılandırılabileceği ancak gerçek kişilerin döviz kredilerinin yeniden yapılandırılamayacağı bildirilmiştir. Oysa Sermaye Hareketleri Genelgesi’nde yeniden yapılandırma için bu mahiyette bir sınıralama yoktur. Tek sınırlama dövize endeksli kredilerle ilgilidir. Sonuçta TCMB, talimatlarını ve Sermaye Hereketleri Genelgesini yeniden değerlendirerek 06.08.2018 tarih 11291 sayılı Finansal Kurumlar Birliği muhatap yazısında gerçek kişilere kullandırılan döviz kredilerinin de yeniden yapılandırılabileceğini belirtmiştir.

Kanaatimce, 02.05.2018 tarihli Sermaye Hareketleri Genelgesi’nin 14/6.maddesi ve TCMB’nın yukarıda zikredilen açıklamaları dikkate alındığında 02.05.2018 tarihinde bakiyesi bulunan döviz Finansal Kiralama borçlarının yeniden yapılandırılması konusunda hiçbir engel bulunmamaktadır. Ancak finansal kiralama borcu yapılandırılacak borçlunun finansal durumunun, yeniden yapılandırmaya ihtiyaç duyulacak kadar bozulmuş olması gerekir.

img placeholder avatar
İsim : İhsan Bilici
Ünvan : Genel Müdür
Şirket adı : A&T Finansal Kiralama A.Ş.
Yayınlanma tarihi : 28 Ağustos 2018